Notlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Notlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2017 Cuma

Şuraya Da Bloguna Hiç Uğramayan Bir Minerva Çizelim

Her seferinde aynı girişi yapmamdan sıkıldınız biliyorum, üzgünüm. Uzun zamandır yoktum!
Daha doğrusu instagramda daha aktif olmamdan dolayı buraya çok vakit ayırmamış olabilirim.


Tutamayacağım sözler vermeyeceğim. Arada gider gelirim böyle. ^^
Çok yoğun bir sınav döneminden çıktım. Benim için iyi bir dönem değildi. Birçok sınavın sonucunu da iyi beklemiyorum.
Ama! Hayat devam ediyor ve bunlar telafisi olmayan şeyler değil diyerek biraz Pollyanna olayım. İnanın böylesi daha çok işinize yarıyor.
Kitap okuyorum, elbette. Tüm harçlığımı kitaba yatıyorum, hala. Okula gidip, geliyorum. Bende değişen bir şey yok yani.
Hazır sınavlarım da bitmişken okuduğum ve özellikle beğendiğim kitaplardan da bahsetmek istiyorum. Yani bu aralar beni aktif görebilir ve gözyaşlarınızı tutamayabilirsiniz. :D
Şöyle bir de şarkı bırakıp bugünlük kaçayım o vakit.


25 Ağustos 2016 Perşembe

Not #14


Beni takip eden bir kesim kaldı mı bir fikrim yok ama, nasılsınız blogcanlar? :D
Bu yaz beklediğimden yoğun geçiyor ve vaktim olsa bile bir şeyler yazmak, yorumlamak hatta oturup bir şeyler izlemek bile zor geliyor. Sadece okuyorum. Yazın daha iyi ilgileneceğimi düşünüyordum ama aksine okul dönemi derslerden bunalınca blog bir çıkış oluyormuş insan için, anladım.
Neler yaptım kısaca bahsedeyim. İzmit'teydim ve yeğenimle ilgilenmem gerekti bir dönem.
Hiç şikayetçi değildim çünkü zaten uzakta olduğu için onun büyüdüğünü göremiyoruz. Ayrıca bebekler çok tatlı değiller mi ya? Belki bir miktar yoruluyor insan ama o yorgunluk bile ayrı bir tatlı oluyor.
Sonrasında abi, kardeş sünnetleri oldu. Bir güzel düğünümüzü de ettik geldik. :)
Bu yaz son olaylardan dolayı tatilimizi iptal etmek zorunda kaldık -o olaylardan sosyal medyada bahsetmekten hoşlanmıyorum- ve ben gerçekten sahili özlediğimi fark ettim.
Aslında deniz, havuz yüzmem. Çok hoşlanmıyorum ama denize karşı kitap okumanın keyfi başka.
Onun dışında bu sene birinci sınıf olacağım ve çok heyecanlıyım. Bölüm derslerimi çok merak ediyorum. Psikolojiye Giriş nasıl olacak, neler göreceğim çok heyecanlanıyorum bunları düşününce.
Herkesin okulu, bölümü artık belli ve psikoloji ile alakalı bir şeyler sormak isterseniz -derslerini görmemiş olsam da :D- yardımcı olmaya çalışırım.
Son olarak, özellikle kitap yorumlarına yoğunlaşacağım çünkü çok birikti. Görüşmek üzere. :)


9 Temmuz 2016 Cumartesi

Not #13

Evet, biliyorum uğramaz oldum sayın blogum özür dilerim. Daha dikkatli olacağım bundan sonra, söz.


Şehir dışındaydım ve buralarla ilgilenmem pek mümkün değildi, hatta o süreç boyunca hiç bakmadım da diyebilirim. En kısa zamanda herkesi ziyaret edeceğim!
Hazırlığı geçtim. Dürüst olmam gerekirse biraz korkuyordum çünkü son notlarım biraz düşmüştü ama bir sorun yaşamadım.
Sonrasında da yardım amaçlı ablamın yanına gittim ve yaklaşık iki haftam onunlaydı. Yeğenimle bol bol zaman geçirdim.
Bebekler çok tatlılar ama eğer o bebek yeğeninizse size daha tatlı geliyor kesinlikle. ^^
Bayramın da bir kısmı onlarla geçti. Sonrasında köye geçtik. Biz de bayramı köyünde geçirenlerdeniz.
Ben köye gitmeyi, orada zaman geçirmeyi seviyorum. Belki aylardır görmediğim insanlarla bir arada olmayı seviyorum. Tabi öyle günlerce değil,  en fazla 3 gün yeter. :D
Yine birkaç tane kitap alışverişim oldu ve olacak gibi görünüyor. Belki onları da paylaşırım ama çok birikmiş kitap var onların yorumunu girmekten onlar kaladabilir. :D
Kitap almak konusunda kendimi aştım ve bunun sağlıklı bir davranış olmadığının farkındayım, önüne geçmeye çalışıyorum. :D
Fotoğraf çekmek daha kolay olduğu için instagramda daha aktifim ve genelde oraya alışveriş yaparsam atıyorum. Merak ederseniz orada görebilirsiniz.
Bol bol kitap ve dizi yorumu girmeye gayret edeceğim, görüşmek üzere!


14 Haziran 2016 Salı

Not #12


Neler yapıyorsunuz blogdaşlar? Pek giremedim bu aralar ama dönemi kapatmakla uğraşıyordum.
Sınav sonucum yarın açıklanacak ve ben gerçekten ne yaptım bilmiyorum. Eğer geçemezsem Eylül'e kaldım ki bu da koca bir yazı kendime zehir edeceğim demek. Bu dönem çok şey öğrendim biliyor musunuz? Gerçekten önemli şeyler.
Mesela kimse göründüğü gibi değil. Kimse ilk zamanlar iyi olduğu kadar iyi değil. İnsanların huyunu öğrendikçe kendini onlardan korumak istiyorsun.
Herkesin dedikodu yapma potansiyeli var. Erkeklerin bile. Ama yine de erkeklerden daha iyi arkadaş oluyor.
Yakın arkadaşım dediğin insanı başkasına şikayetleniyorsun ve sonra gidip yüzüne gülüyorsun. İnsanlar gerçekten bunu yapıyorlar. Ha unutmadan arkanı döner dönmez senin de muhabbetin mutlaka dönüyor orada.
Hazırlıkta, bölüme geçene kadar insanlar sabrediyor sana. Bak bakalım yeni dönem başlayınca kim kalacak yanında, kimse.
Sonra başa saracaksın; iyi görünen bir insan, sevdiğini düşün, konuş, huyunu öğren, soğu.
Bir de onlara benzeme ihtimalin var tabi. Oraya kapıldın mı yandın, arkana bakmadan kaç arkadaşım. Böyle insanların kendine faydası yokken sana neyi olabilir zarardan başka. Bunları gerçekten öğrendim.
Sonra bir şeyi daha öğrendim, hayat ona buna küsmek için çok kısa. Hayat sevdiğin insanlarla zaman geçirmek için de çok kısa. O yüzden ziyaretine git insanların, onlarla bir şeyler yap, muhabbet et, bir sıkıntı yaşarsan kendisine söyle başkasına anlatma.
Bunu da öğrendim, bana öğreten olay benim için çok zordu ama o da oldu.
2016 benim için güzel olsun istemiştim. Çünkü yeni bir okul dönemindeydim, mezun kazanmıştım. Yeni bir sayfaydı benim için bu yıl. Ne yazık ki temiz bir sayfa olmadı ama olsun, hayat da bir şekilde devam ediyor sonuçta.


3 Nisan 2016 Pazar

Not #11

Kitap yorumlarının arttığının farkında olarak yeni bir not girme vakti geldi dedim kendime. Kore dizisi bile fazla takip edemiyorum. Peki ne yapıyorum; valla ders de çalışmıyorum, gezmiyorum da, bir şeyler izlemiyorum da. Arada bir okuyorum, okula gidip geliyorum o kadar. Gün nasıl bitiyor ben de bilmiyorum yani.


Çarşamba hazırlık vizesi var. Cuma günü çok kararlıydım ben. Planımı yaptım. Şunu şunu yaparım hallederim, çalışırım, yaparım dedim. Yine ne yaptığımı bilmiyorum.
Bölüme geçeyim artık diyorum, hazırlığı özlersin diyorlar. Neyini özleyeceğim ki acaba?
Arkadaş konusunda fena yanıldım. Herkes özünde iyidir de önemli olan özü bozmamak değil mi?
Ben bunu başaran insan pek göremedim bu hazırlık camiasında, Allah bölümde yardım etsin bana.
İnsanlara yazmıyorum bile. Amaril durumdan şikayetçi. Haklı da ama işte bu benim bir türlü nasıl başa çıkacağımı bilemediğim bir durum. Gerçekten o telefonu elime alıp da mesaj yazmak gözümde büyüyor, büyüyor dağ oluyor.
Bir de bana dışarıdan bakınca hiçbir sorunu yok bunun dersiniz, ondan biraz da kendimi anlatmak zorlaşıyor.
Neyse ki eski dostlar tanıyor da bir şey demiyor. Yoksa Amaril ya da Kıvırcık arkasından çarpar da çıkardı o kapıdan.
Ayrıca okulda sinirlerimi geren bir konuda daha var ki ben ona Minik diyorum. Allah'ın her günü otuz kere göz göze geliyoruz ve ben bunu herhangi bir yere yormak istemiyorum. Bence olağan bir durum diyorum ama BelKız tutturdu bu kadar göz göze gelmek de normal değil, ne zaman görsem sana bakıyor. Ama nedense bunun arkasında hiç de masum bir şeyler varmış gibi durmuyor. Kendimi dalga konusu gibi falan hissediyorum. Bilmiyorum işte. Bakın yine sinirlendim.
Kitaplarımdan bahsedip hemen sakinleşiyorum, bekleyin. :D Mart ayı nasıl geçmiş bakalım.
Kızıl Yükseliş ve Altın Oğul ayın başında bitti. Sonra Komik Bir Hikaye okudum. Bunların yorumunu zaten girdim. Onun ardından Sissoylu okudum ki ba-yıl-dım. Birkaç güne yorumunu bırakırım diye düşünüyorum. Sonra Yağmurla Gelen Mutluluk okudum. Ona da yorum yazdım ve sırasını bekliyor. Son olarak da Ejderha Bakıcısı okudum ki onun da yorumu bekliyor. Burayı da ihmal etmeyeyim diye hazırladım hepsini. -Ne kadar da tedbirli bir kız. :D- 6 kitap fena sayılmaz benim için ki Sissoylu bayağı heybetli bir kitap. Notlarımda bile kitaplardan bahsediyorum artık kendime de ne diyeyim? :D


5 Şubat 2016 Cuma

Not #10

Bugün benim doğum günüm. Ay büyümek istemiyorum donduramıyor muyuz? :D
Hiçbir şey yapmadım. Kutlamak gelmedi içimden açıkçası.
Kitap okudum, bir şeyler izledim ve mümkün olduğunca büyüdüğümü unutmak istedim. :D


Herkes gitti ve ev yine sessizleşti ama yetiştirmem gereken bir yığın ödevim var.
10 günde eh hepsi bitmese de bir kısmını bitiririm diye umut ediyorum. :D
28 gün ne ara bitti, ne ara benim doğum günüme geldik, 2016 ne ya!
Ama en güzel yanı herkese istediğimi yaptırıyorum. 'Ya bana çay getirsene, bugün benim doğum günüm yapmak zorundasın!' ehehe. Kardeşimi çok zorlamış olabilirim kabul.
Doğum günü kitaplarımı alabilecek gibiyim. Pegasus'a gidecek tüm param. Çok pahalı ya hu. Pegasus biraz daha ucuz olur musun? Bugün benim doğum günüm, yapmak zorundasın!  :D
İşte böyle. Hiç aksiyon olmayan hayatımdan yine ufak bir şeyler okudunuz.
Tatilinizin son zamanlarının güzel geçmesini dilerim.


15 Ocak 2016 Cuma

Not #9

Bu aralar ne yapıyorum? Tatilim. Yani aslında bunu bayağı bir beklediğimi sanıyordum ama sanırım beklediğim şey bu da değilmiş. :D Aslında hayal kırıklığım çok büyük. Sınav sonrası o boşluğu da dibine kadar yaşıyorum.


Okulun sistemi vasat. Son sınavım gerçekten çok kötüydü. 'Arkadaşlarım' arkanı dönünce dedikodu yapan cinsten insanlarmış. Daha iyi anladım. Hocayla da sınıfın kimyası pek uyuşmadı.
Eh, tatilim madem oturmayayım gezeyim dedim. Önce Ankara'da yaşayan ablama geldim. Ama onun da bir takım ailesel problemleri çıktı. Bu sefer de bunlara stres oldum.
Sırada İzmit'teki ablam var. Oradan ne yüklenip de döneceğim merak ediyorum. :D 
Bir de yasaya kalmayayım diye ben ehliyete yazılmıştım ama çıkartmak için şubatı beklerken aslında 2015'in sonuna kadar çıkarmam gerektiğini 31 Aralık'ta öğrendim. Kısaca, yasaya kaldım.
Yani, can sıkıcı değil mi? Şuraya aşk hayatımı falan yazmayı isterdim ama o da yok.
Üstelik aile büyüklerim hasta! Biraz daha yazarsam ben de kanser olacağım. 
Herkese huzur dolu bir hafta diliyorum. 


19 Aralık 2015 Cumartesi

Not #8

Buz gibi bir havadan merhaba arkadaşlar.
Hayır, Ankara'da ne yağmur ne de kar var ama adeta dört tarafımız buzlarla çevriliymiş de erimiyormuş gibi soğuk yiyoruz. Benim okulumun olduğu semt merkeze göre 4 derece falan daha soğuk.
10 dakika dışarı çıkın yüzünü oynatamıyorsunuz. :D Neyse ki iki gündür daha katlanılır bir halde.


Avizeyi merak edenler için. Üst tarafta olanlar da var ama onları alamadım güzel olsun diye hehehe. Ancak böyle oldu.
Okulun kapanmasına da az kaldı yeeeeyyy. :D
Bölüme geçene kadar okul açısından isyankar olacağım herhalde. Elimde değil.
Neyse bu konuyu daha fazla deşip moralimi bozmak istemiyorum. Kuzenim nişanlandı. Diğer kuzenim askere gitti.
Daha evcilik oynadığımız zamanlar dün gibi aklımda, diyorum nasıl büyüdük ne zaman büyüdük.
İnsan da büyüdükçe anlıyor sanırım yavaş yavaş bir şeyleri. Ama anlamak istemiyorum.
Gerçekten her şeyi böyle donduramaz mıyız? :D Ne güzel olurdu.
Bu arada instagram hesabı açtım. Ya kendime pek güvenemiyordum aslında. Uğraşmam diye falan ama Amaril 'in de baskılarıyla deneyeyim dedim. Zaten sağ tarafa ekledim ama hemen şuraya da bırakıp gidiyorum.

Kalem Fili İnstagram


15 Kasım 2015 Pazar

Not #7

Gençler geçtim! Direksiyon sınavını geçtim!
Ya diyordum ki kesin kaldım ben. Çünkü 3 hatam vardı ve yine heyecanıma yenildim.
Üniversite sınavında da olmuştu bu. Şimdi siz dediniz dimi, bu kız nasıl psikoloji okuyacak da insanlara faydalı olacak diye ehehhe.


Bir de kurul üyesine çemkirdim frene bastı diye beni streslendiriyorsunuz siz dedim. Yine de geçtim ya la.
Normalde şanssızlık peşimi bırakmaz ama kurul üyelerim ve hocam gerçekten çok iyiydiler.
Ablam da girdi, hatta nüfus cüzdanının kayıp olduğunu son 1 saat kala fark etti. Onu da bir şekilde hallettik ve o da geçti. Gençler böyle şeyleri kontrol edin kendinize güveniyorsanız bile. :D 
Çarşamba büyük sınav var. Diğer bir adıyla hazırlık vizesi ehehe. 
Gram çalışmadım. Çünkü sürücü kursu sınava gireceğimizi bir gün önce söyledi.
Gittim belgeleri aldım, oradaki sekretere de çemkirdim bu nasıl sistem diye. Şimdi okuyunca ne olmuş bana ya hu diyorum. Mülayim bir insandım ben. :D 
Haftasonum direksiyon sınavına kaynadı yani. Şu iki gün bir şeyler yapmaya çalışacağım artık. 
Bu arada kitap okuyamıyorum ya. Koca koca iki kitap bitirince bir dedim herhalde artık tamam diye, gitmiyor. :D 
Neyse bir stresten kurtuldum en azından. 
Acaba ne zaman kar yağacak? Onu da özledim ya hu. 




6 Kasım 2015 Cuma

Not #6

Ya ben bu hazırlık temposuna alışamadım hala. Hani kolay olur diyordum, çok sıkmaz falan.
Ama mübarek lise 5 bu, üniversite falan değil.
O kadar çok yoruluyorum ki, gelince hiçbir şey yapmaya halim kalmıyor.


Sabah 6'da kalkıyorum akşam 6-6.30 gibi anca evde oluyorum.
Okul gidiş geliş dışında fena değil. Arkadaşlık konusuna gelince, hiç belli olmazmış 2.ayımda anladım onu da. :D Her şey bir yana bölüme geçip o yönde bir şeyler öğrenmek istiyorum artık.
Sürüş derslerim güzel gidiyor ama 2.kez sınava girerim gibime geliyor. :D
Tüm müfettişler artık cinslik yapmak için orada oturduklarından, benim de ilk seferde yapacağıma pek inancım kalmadı. Zaten park konusu da biraz sıkıntı benim için.
Ayrıca, gözümü korkuttu herkes. Yok şu kadar kişi girdi sadece 3 kişi geçti, yok arabadaki müfettişler onaylasa bile dışarıdakiler onaylamazsa kalıyorsun.
Ben zaten gerilince panikliyorum. Ben araba sürerken tepkileri nasıl olacak, bir de o var.
Aman kızım dur yavaş, aman aman oradan gitme falan. Madem geçemeyeceğim, azıcık korkutsam mı? :D



3 Ekim 2015 Cumartesi

Not #5

Normalde art arda not atmayı düşünmüyordum ama birkaç anlatacağım var şimdi.
Ya ben okulumu çok sevdim!! Gerçekten.
Öğretmenler de şu anlık iyiler, zorunlu hazırlık var malum. Bölüm hocalarını bilmiyorum henüz ama Amaril okula gelirse (!) göstereceğini umuyorum. :D
Okulla alakalı tek sıkıntı 1 ay sonra sınıfı bölecek olmaları. Çünkü mevcut biraz çok.
Arkadaşlarla ilgili de bir sorunum olmadı, şimdilik. Onlarla da iyiyim.


Ayın 10'unda ehliyet için yazılı sınav var. Çalıştınız mı derseniz, hayır. Derslere bile gitmedim.
Herkes çıkmış soruları çöz gir diyor ama bu hafta ben yine de çalışmayı düşünüyorum.
Eniştemle köyde denedik de sürmeyi, faciayım facia :D
Eniştem dalga geçiyor sen daha çok girersin o sınava diye. Neyse halledeceğim onu da kazasız belasız inşallah.
Bir de okula gitmek büyük sıkıntı ya. Yani sabah trafik felaket oluyor, trafiksiz 30 dakika süren yere 1 saatte gidiyorum. E tabi otobüsün halini tahmin ediyorsunuzdur. Elimi bıraksam düşmem o derece dolu oluyor. Hani anlamak lazım tamam, herkes işine gücüne gidecek sürücü de bir yerde almak zorunda AMA yetmiyorsa da kabullenin şunu 10 dakika da değil de 5 dakikada bir çıkarın otobüsleri. Şu da var; haberlerde görmüşsünüzdür, Dikimevi'nde otobüsün freni boşaldığı için durağa çarpmış 13 ölü. Ki o durakta benim kardeşim inip, biniyor. Geçenlerde yine otobüse bindim sabah, ağzına kadar dolu. O da tekere baskı yapıyor, bildiğiniz tekerden dumanlar falan çıktı adam hala yolcu alıyor.
İnsan hayatı 3, 5 liradan daha kıymetli. Şu araçları götürüp de bakımını yaptırmak zor olmasa gerek.
Diyecek bir şey yok artık, Allah ölenlere rahmet eylesin.


22 Eylül 2015 Salı

Not #4

Okul telaşı sardı beni sanki. Böyle bir heyecanlanıyorum. :D
Neyse şimdi köyüme gideceğim ya ben; burası bir hafta ıssııız, sessiiiiz, bir başına kalacak.
Gitmeden de yazayım dedim. BAYRAMINIZI KUTLARIM EFENİM.


Şimdi bu Minerva ne yapıyor biliyor musunuz? Aslımda hiçbir şey yapmıyorum.
Ya böyle boş geçen bir yazım olmamıştı. Ramazan, ablamın doğumu, gidip gelmeler, tercih telaşım.
İçim sızlıyor dönüp baktıkça. Tabi benim dünya tatlısı minik yeğenim buna dahil değil. Gittiler bir hafta oldu ve çoook özlüyorum. Kokusu yeter özlemek için ya.
Geçenlerde kuzenlerimle buluştum. Ona da bir saat geç geldiler, yetmedi ablamın kartının şifresini 3 kere yanlış girip bloke ettim ahahah. Cahilliğin gözü yeminle kör olsun.
Daha önce hiç kartım olmadı, saygıyla andığım kitapçı da bana demedi ki sayın ablam sen şifreyi yanlış giriyon amma bu bloke oluyor diye. Canı sağ olsun ben yediğim azarla kaldım. :D Neyse müşteri hizmetlerini arayıp halletti. O kadar kızacak bir şey de yokmuş.
Bu arada kuzenimin doğum gününü kutlamayı unuttum. Dimi, ne kötü kuzenim dimi.
Kendisi Küçük Prens forever. Ben de ona Küçük Prensin boyama kitabını aldım ve kendimi affettirdim, görüyorsunuz ya Küçük Prens nelere kadir. Kendime de Dönüşüm aldım. Anlam olarak çok derin bir kitap zannımca, yoksa Gregor Samsa'nın böceğe dönüşmesinin başka bir açıklaması olamaz :D Anlamaya çalışıyorum. Anladığım vakit ona da yorum yapacağım :D
Bir de bir konuya değinmek istiyorum, birine sinirlenince etrafa yansıyor ya. Aslında bunu yapmasak ne iyi olur değil mi? Çevremde son zamanlarda bunu yapan insan sayısı fazla, sınanıyorum bence. :D Yapmayın, hoş değil. Yani, karşındakinin suçu ne de senin negatifliğinden o da nasibini alsın?


28 Ağustos 2015 Cuma

Not #3

Havalar soğudu, yağmur yağdı diye falan seviniyordum.
Böyle iki gün azar azar yağmur yağdı. Sonra bildiğiniz kötü kadın gülüşü yaptı ve tekrar güneş açtı. Bu hafta da böyle devam edecekmiş.

Hala ablamdayım.
Tabi bebek minicik evden de çıkamıyoruz. Allah razı olsun bir Real'e götürüyorlar :D
Yine kitap aldım. Gölge ve Kemik, Kuşatma ve Fırtına.
İkisine 15 lira verdim kikikiki.
Ben bu Real'i ciddili sevdim he. Her gittiğimde iki üç kitap almadan çıkmıyorum artık.
İkinci kitabın ortasındayım. Baya sevilen bir seri olmuş, bloglardan edindiğim izlenim bu. Ama spoilerin dibine dibine vurdukları için göz gezdirme şansım oldu sadece. Eh, şu an için favori serim olmadı, herhalde olmaz da. Kitap bitsin yorumunu yazacağım.
1 eylülde ehliyet için dersler başlıyor. Yetişiyorum yetişmesine ama bir şey hakkında herhangi bir bilgim olmayınca fazla geriliyorum. Sanırım gitmeden 2 gün boyunca ona çalışacağım :D
İşin sözel kısmından ziyade ben o arabayı nasıl kullanacağımı kara kara düşünüyorum. Daha önce hiç direksiyon başına geçmemiş olmamdan anlarsınız herhalde. Zaten şu stajyer sürücü muhabbeti çıkmasa daha iki yıl da almazdım. Kader galiba. :D
Yani koca bir tatilim boş geçti ama dünya tatlısı bir yeğenim oldu. Bardağın dolu tarafı diyorum ben buna. :)


20 Ağustos 2015 Perşembe

Not #2

Eh, biraz buraları ihmal ettim değil mi?
Ama çok tatlı bir sebebim var. Yeğenim doğdu!!!
Ya arkadaşlar bu çok mucizevi bir olay değil mi? Küçücük, minnacık, yumuşacık bir insan.
Şimdi 14 günlüğüz. Ben de bir hafta kadar önce ablama geldim, yardıma.
Ufak bir yeğenim daha var, 5 yaşında. Ablam bebekle ilgilendi ben de büyükle. :)
Hala da buradayım. Aşırı sıcak, nemli. Oturduğum yerde eriyorum resmen ki ben, yazdan nefret ederim. Nemden x525252 kere nefret ederim.

Ama minnaklar için katlanıyorum işte. Harika bir teyzeyim galiba :))))
Biraz sıkıcı geçiyor, yalan yok. Ancak yatmadan önce kitap okuyabiliyorum.
Kitap demişken, Real'den 2 tane kitap aldım. İlk Öpücüğün Büyüsü geçen sene takılmıştı gözüme de daha fantastik takılıyorum o ara, es geçtim. Baktım burada indirimde, 7 liraydı. Hemmen aldım.
Sonrasında Şah Mat'ı gördüm. Birkaç blogda yorumunu görmüştüm. Polisiye severim aslında ama biraz ürkütücü oluyor. Sherlock o konuda daha tatlı.
Bir ara Tess de denedim ama baktım o çok kaçtı bana pek okumuyordum.
Ama baktım Şah Mat da 10 lira dedim ki ne kadar ürkütücü olabilir. Baya olabiliyormuş :)))
Yani olay şu, insanlara karşı bir korku oluşuyor. Yoldan geçene potansiyel katil gözüyle bakıyorum falan.
Mesela Şah Mat'ta kız katille dişçide ya da metroda karşılaşıyor. Henüz o kesinliğe kavuşmadı. Neyse, yani her yerde her şey olabilir. Bu biraz ürkütücü.
Tabi olayı çözen de bir psikiyatri olunca okusam iyi olur dedim. Analizler hoşuma gidiyor.
Kızın 17 kere bıçaklanması dışında da gayet iyi kitapla aramız :D
Benim minik beni çağırıyor yine. O tepeme binmeden ben gidiyorum.
Yeni kore dizilerim ve kitap yorumlarım birikti. İkisinden biriyle tekrar döneceğim birkaç güne.
Bu arada AMD A8 ile ilgili bilgisi olan var mı? Eh, varsa biraz bilgilendirme fena olmaz.
Haydi kaçtım!

4 Ağustos 2015 Salı

Not # 1

Birkaç gündür yeni konu giremedim çünkü tercihler belli olmuştu. Kayıt, evrak işlerim vardı.
Sonuç olarak psikoloji kazanmış durumdayım ve mutluyum.
Hukuk için çok baskı yedim ama yılmadım :D
İnanılmaz iğrenç bir sıcak var, dışarı çıkınca resmen sizi boğuyor.
Bir de üzerine 1 saat sıra bekledik ama iyi oldu  bölümden birkaç insan tanıdım ve telefon numaralarımızı bile aldık.
İnsanlar konusunda açıkçası endişeliyim. Şu dönemde düzgün birini bulmak inanılmaz zor geliyor bana. Bugün tanıştıklarım iyi gibi görünüyordu ama görünüşle bitmiyor işte. Umarım iyi insanlardır.
Onun dışında gerçek anlamda harika dostlarım var. Liseden ve kurs döneminden. Ve hatta lise döneminin öncesine dayanan. Kopmayı hiç istemiyorum onlarla.


Bir de bugün bir saflık yaptım ki sormayın. Diplomamın fotokopisini almayı unuttum ve ehliyet için diploma lazım. Ben aslını öylece okula verince kaldım böyle. Nasıl hallederim bilmiyorum ama bakacağım bir çaresine. Ya benim işim hep çetrefilli o da benden dolayı. Babam biraz sinirlidir, kara kara bu işi nasıl izah edeceğimi düşünüyorum bu da bir ayrı. :D
Yani bugünün normal şartlar altında güzel bir gün olması gerekiyordu.
Ama konu ben olunca, şartlar normale uymuyor ne yazık ki.