film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2017 Perşembe

Aralık Ayında Kalem Fili

Herkese merhaba! 🙋🏼 Uzun zamandır böyle bir yayın yapmıyordum. Geç kaldığımın da farkındayım ama sınavlarım yeni bitti. Bilmiyorum nasıl geçtiler ama bittiği için çok mutluyum. 🙌🏼


Aralık ayında 10 tane kitap okudum. Ama 5 tanesi ince kitaplardı. Zaten sınav döneminde olduğum için özellikle kısa kitaplar seçmeye dikkat ettim. Uzun kitaplar sınav dönemi elimde kalıyor, kaldığı gibi de ilgimi kaybediyorum ve yarım bırakıyorum. Mesela Yolcu. 🙄 Belki sınav dönemi okumasaydım hemen bitireceğim ve seveceğim bir kitap olurdu ama 3 haftadır elimde, anca yarıladım ve içimden bu kitabı okumak gelmiyor. 😕
O zaman gelelim neler okuduğuma;
Hayata Röveşata Çeken Adam 4.5/5
Sürgün Gezegeni 4/5
Kutup Yıldızı 5/5 ⭐️
Tatlı Rüyalar 5/5 ⭐️
Bilge Adamın Korkusu 5/5 ⭐️
Harry Potter ve Lanetli Çocuk 3.8/5
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku -/5
Eş 4.5/5
Beş Sevim Apartmanı 5/5 ⭐️
İstiridye Çocuğun Hüzünlü Ölümü ve Diğer Hikayeler 5/5
Kitap yorumlarım instagram hesabımda var, bakmak isterseniz tıklayın!


İzlediğim Diziler;
The Big Bang Theory 5/5 ⭐️ (Hala izliyorum.)
Moonlight Drawn By Clouds 3.5/4 (Kore Dizisi)
The Legend Of The Blue Sea 4.5/5 (Hala devam ediyor.)
Goblin 5/5⭐️ (Hala devam ediyor.)

Hiç film izlemedim. 🙆🏼 

Dinlediğim şarkılar;
Twenty One Pilots-Ride
Chanyeol. Punch-Stay With Me ⭐️ 
Drake-Own It
Charlotte Cardin-Les Echardes
Chaeyoung Melody Project

Siz neler yaptınız? Umarım hepiniz için dolu geçen bir ay olmuştur. ♥


31 Aralık 2016 Cumartesi

Mim: Geriye Bakış ve 2016'nın Enleri

Normal şartlar altında zaten ilgilenmediğimi biliyorum, evet. Böyle giriş yapmayı adet edindim onu da biliyorum :D Şimdi bir de sınav dönemindeyken artık çok bunaldım, bakayım neler var derken Kore Fenomeni yapmış, yapmak isteyenlere de paslamış. Ayrıca bir baktım beni bu mime Okuyan Muggle da yıllar önce mimlemiş. :D O zaman artık yapmalıyım dedim.


Bu yıl gerçekten birçok açıdan rezil bir yıldı. Gerek ülkece, gerek bireysel...
Bazı zamanlar düşünmekten hiçbir şey yapamaz olduğum oldu ki bunu hala zaman zaman yaşıyorum.
O yüzden bir şeyler izleme açısından çok verimsiz bir yıldı. Haydi beraber listeleyelim neler yaptığımı.


Okunan kitap sayısı - 97
100 olmasını çok istiyordum ama sınav döneminde olduğum için kitap başına geçsem de kendimi veremiyorum o yüzden 97'de çakılı kaldım.
Bu yıl çok güzel kitaplar okudum ve bir ilk 3 yapmak sanki haksızlık olacakmış gibi hissediyorum. :D O yüzden ne kadar favorim varsa yazacağım;
Neil Gaiman-Kırılgan Şeyler - Birçok öyküyü içinde barındırıyor ve her bir öyküde ayrı ayrı çok güzel mesajlar var. Ama okuduğum tüm Neil Gaiman'lar favorim.
Stefan Zweig-Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Bir karakterin yaşamış olduğu tüm duyguların bana da geçmiş olması ve etkisinden bir hafta boyunca çıkamamam. Gerçekten aşk psikolojisini bundan daha iyi başka birn kitap anlatıyor mudur, kuşkuluyum.
Patrick Ness-Canavarın Çağrısı - Bir çocuğun gözünden anlatılan bir kitap ve öğüt verici üç hikaye. O kabullenme süreci ve Canavar'ın hikayeleri çok etkileyiciydi.
Hasan Ali Toptaş-Ben Bir Gürgen Dalıyım - Bir insan olarak çok utanarak okuduğum bir kitap oldu, siz de okuyun lütfen.
Patrick Rothfuss-Bilge Adamın Korkusu - Kralkatili Güncesi 2.kitabı olur kendisi. Okuma sürecim biraz sancılı geçmişti ama sonunda gerçekten 'neden bittin ki' diye üzüntüler içindeydim.
Brandon Sanderson-Parlayan Sözler - Fırtınaışığı Arşivi 2.kitabı. Çok uzun bir süreye yayarak okudum çünkü kalbim kaldırmıyordu olayları. İlk kitaba göre aşırı olaylı ve çok çok beğenerek okudum.
Mine Söğüt-Beş Sevim Apartmanı - Gerçekten tüyler ürperten ve aşırı etkileyen bir kitaptı. İlk Mine Söğüt kitabım oldu ama son da olmayacak.
Marissa Meyer-Ay Günlükleri Serisi
Alper Canıgüz-Tatlı Rüyalar
Brian Selznick-Kutup Yıldızı
Çizgi roman olarak da; Saga Serisi, Mezarlık Kitabı ve Güngezgini. Özellikle Güngezgini okuyun, okutun!



İzlenen film sayısı - 11
Bunların 7 tanesi sinemada izledim ve kalan 4 taneyi de evde kendim izledim. Bu yaz ne yaptın deseniz hiç hatırlamıyorum bile ne yaptığımı. :D Şimdi şu kadarcık film içerisinde hangisi favorim :D
Suicide Squad - Aaaahhhh Harley Quin!!! Çok tatlıydı ya! Ben genelde DC ya da Marvell çok takip etmiyorum ama Herley Quin ile alakalı ne varsa alacağım. ^^
Ekşi Elmalar - Garip bir şekilde ben çok sevdim bu filmi :D Yani kesin şundan diyemiyorum ama sevdim işte.
Fantastic Beats - Biraz beklediğim gibi olmasa da yine de favorilere girmeye hak kazandığını düşünüyorum. :')


İzlenen dizi sayısı - 7
Bunlardan 5 tanesi Kore dizisi, 2 tanesi yabancı dizi.
Ayrıca yarım bıraktığım da 3 tane Kore dizisi var ama onları eklemiyorum. :D Şimdi favorim olarak;
The Big Bang Theory!!!! Tüm sezonları bitirmedim tabi ama sonuç olarak hala devam ediyorum. Ah Sheldon! Ba yı lı yo rum.
Kore dizilerinden ne yazık ki favorilerime giren yok. :(

Bloga yazılan yayın sayısı - 60
Düşündüğümden daha fazlaymış :D En çok görüntülenen yayın ise Cinder'ın kitap yorumu olmuş.

İnstagramda paylaşılan fotoğraf sayısı - 148
Buraya oranla orada daha aktifim, biliyorum. Üzgünüm. En çok beğeni alan fotoğrafım ise kitaplığımı paylaştığım fotoğrafım olmuş.


Yaptığıma pişman oldum ahaha. Bir insan nasıl bu kadar az film, dizi izleyebilir? Ayıptır Kalem Fili. :D Neyse eğlendim ama ^^ Ben de yapmak isteyen herkese paslamak istiyorum o vakit. :D

4 Aralık 2016 Pazar

Film Yorumu: Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?

Uzun zaman sonra kitap yorumundan farklı bir şeyle geldim, mutluyum! :D
Filme geçen hafta arkadaşımla gittik ama acele seansa yetişelim derken Türkçe dublaj olduğunu fark edemedik. Çok batmadı seslendirmeler ama alt yazılı izlemeyi tercih ederdim.


Rowling'in HP'nin yanında ufak kitaplar çıkardığını biliyoruz. Bunlardan biri de Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? Film ise kitabın yazarı Newt Scamander'i konu alıyor.
O giriş müziğini tekrar duymak gerçekten tüylerimi diken diken etti. Tekrar bu dünyaya girme fırsatı bulmak harikaydı.
Ama tabi filme beklenti yapmadan gitmek en iyisi, çünkü ne kadar sihir dünyasında olsak da ve ne kadar HP havasını ucundan solumuş olsak da bu benim için sevdiğim duyguları uyandırmaktan daha da öteye gitmeliydi. Sanırım olmadı.
Başarılı buldum, sevdim. Birçok büyüyü yeniden ve daha sık görmek çok güzeldi.
Oyuncular çok iyiydi, konusu da çok güzeldi. Eğlendim, bolca güldüm. Ama nasıl desem, zaman zaman 'ben böyle bir şey beklemiyordum galiba' demeden de edemedim.
Ama dediğim gibi, yine de çok güzel bir film olduğunu ve iyi bir iş çıkardıklarını düşünüyorum.
Özellikle o son sahneler sonraki filmi beklememe yetecek kadar ilgi uyandırdı. 
Yani beklenti yapmadan izleyin ve tekrar o dünyanın içinde olma fırsatının tadını çıkarın! 


Puanım: 4

1 Şubat 2016 Pazartesi

Film Yorumu: Kardeşim Benim


Geçen hafta ablamdayım. Kendisi çok meşgul olduğundan benimle pek ilgilenemese de kendisinden bir sinema sözü alabildim ve işte karşınızda Kardeşim Benim :D


Ben beğendim. Çok eğlenceliydi. Sadece biraz durağan başladı ama sonradan iyi canlandı. Eh, biraz da Murat Boz'un acemiliği belli oluyordu. Yani, Burak Özçivit duyguları verebilmekte daha iyiydi. Ama Murat abimiz :D daha yolun başında olduğu için normal karşılıyorum ve altından kalktığına da inanıyorum. Eleştiri çok almış ama açıkçası küfür olmadan komedi olmayacağına inanan insanlar olduklarını düşünüyorum. Dediğim gibi, ben beğendim.
Fazla bilgi vermek istemiyorum sanırım hala gösterimde ve gitmek isteyenler olur. Ama fragman ve tanıtım yazısı dışına çıkmamaya çalışarak birkaç yorumda bulunacağım.


Öncelikle ikilinin babası vefat ediyor ve iki kardeş küçüklükten gelen bir mevzudan kaynaklı olarak adeta düşmanlar birbirlerine. Tabi babanın da gönlü razı gelmiyor ve ölmeden önce onları birleştireceğini düşünen birkaç video ve kaset hazırlıyor. Buradan sonra iki kardeş çıkıyor yolculuğa. Daha fazla detaya girmek istemiyorum. :D


Sonu tahmin edilemez bir yere gidiyor ve güzel bir sondu. Ayrıca düğün sahnesi çok komikti. Özellikle onları düğüne getiren adam o sahnelerde Murat ve Burak kadar güldürü unsuruydu. Aşk olsun, küfür olmadan gülmek istiyorum, biraz dram da kabul ederim derseniz gitmenizi tavsiye ederim. İyi seyirler! :)

1 Aralık 2015 Salı

Film Yorumu: Ali Baba ve 7 Cüceler

Ablamlar şehir dışından geldiler ve hep beraber ne yapalım derken sinemaya karar verdik.
Bu filme girmek de kısmen benim fikrimdi çünkü sınıfta izleyen arkadaşlar güzel diyorlardı AMA,
Keşke buraya güzel şeyler yazacak olsaydım. Konu itibariyle fena değildi aslında ama işleniş için aynı şeyi söylemek bana göre doğru değil. Hunharca güldüğüm sahne sayısı da 2'dir en fazla.
Büyük umutlarla gitmiştim halbuki. :D


Şimdi Ali Şenay ve kayınbiraderi İlber bahçe süsü olarak cüce satışı yapıyorlar ve Şenay Cüccaciye adı altında Sofya'da düzenlenen bir bahçe fuarına katılıyorlar.


Bir taraftan da Sofya polisi birkaç suçlunun peşinde. Eh, bu suçlular da bizimkilerden cüce satın alınca hayatları geri dönülemeyecek bir yöne giriyor.


Bir bakıyorlar Sofya polisi tarafından anlamadıkları bir konu hakkında sorgudalar.
Polisin peşinde olduğu kişi ise Boris Mancov. 
Bizimkiler Boris Mancov ile ise tamamen tesadüfi bir şekilde karşılaşıyorlar.
Şenay ise adama diklenince bunlar kendilerini ormanın ortasında 'İnsan Avı' partisinde buluyorlar.
Ama bir problem var. Av olan onlar.


Buradan sonrası tamamen ormanda geçiyor diyebilirim. Bir süre kaç-kovala ve birkaç kişinin ironik bir şekilde ölümünü izliyoruz. 
Sonrasında polisin Boris'in evini aradığı haberi gelince parti iptal ediliyor ama tabi avların bundan haberi yok. 
Boris gidiyor gitmesine ama sevgilisine de ulaşamıyor. 


Sevgilisinin nerede olduğunu da az çok tahmin edersiniz. :D 
Filmin ortalarında Kenan Memedov karakteri dahil oldu ve biraz daha renk geldi diyebilirim.
Ama kurtardı mı? Hayır. Yani normal şartlar altında oturup izlenir ama sinemaya gidilecek kadar var mı, bilemiyorum. 
Çok güldüğüm sahne polislerin sorguya çektiği sahneydi. 
Başka da aklımda yer eden bir şey yok. :D


Oyuncular çok başarılıydı yalnız. Irina'nın tepkiler çok tatlıydı. Zafer Algöz (Kenan Memedov) bir ayrıydı. Yosi Mizrahi'nin durup durup ortaya çıkması ve Şenay ile çekişmeleri sırıtmama sebep oldu.
Bunlar biraz daha sıcak yaklaşmama sebep olan kısımlar. :D
İzlemek isteyenler için İyi seyirler. :) 

Puan: 2.5

21 Ekim 2015 Çarşamba

Marslı: Film Versiyonu

Bugün Amaril aklımı çeldi ve dersi ektim. Ben ektim çünkü onun dersi iptal olmuştu. :D
Arkadaşlar, ben ders ekmek için yaratılmışım ehehe.
Lisede de dibine kadar kullandım, burada da kullanacağım!
Neyse çıktık okuldan ne yapalım dedik sinema yapalım dedik. Tabi ben Marslı'yı görünce dibim düştü adete. Küçük Prens ile Marslı arasında gidip geldim ama Marslı galip geldi. Küçük Prens sonraki günlere artık.


Şimdi kitaptan zaten bahsettim. Şuradan ulaşabilirsiniz. Konuyu merak eden önce kitap yorumumu okuyabilir.  Yalnız şunu tekrar edeyim; UZAYLI FALAN YOK.
Birçok kişi bu ayrıntıyı atladığı için beklediğimi bulamadım demiş.
Bir filme gideceksem de ne anlatıyor diye açıp bakarım. Bakmadıysam da beklentimi karşılamadı diyemem çünkü ben yanlış bekliyormuşum. Konu Marslı olunca biraz atarlı oluyorum :D
Kısaca, bir astronotun Mars'ta mahsur kalışından bahsediyor.


Ben beğendim. Biraz durağan ilerliyor kabul ediyorum ama ikinci kısım çok daha heyecanlı.
Bir de 3D izledik, onun da ayrı bir keyfi vardı.
Mark'ın uzayda kendini bıraktığı sahnede nefes almayı unuttum neredeyse. :D
Özellikle Dünya ile iletişim kurduğu o sahnelerde çok güldürdü.
Efektler de beklediğimden daha iyiydi. Kısaca, beğendim. Tavsiyemdir.

4,7