ithaki yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ithaki yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2016 Perşembe

Kitap Alışverişi #4

Gecikmeli bir alışveriş postundan daha merhaba blogcanlar.  Başım kalabalık son 2 haftadır, bir şeyler yazıp çıkıyorum genelde.
Hatta acı verici bir şekilde aldığım kitapları bile okuyamıyorum. İnstagram'da daha aktifim ama. Tamam kızmayın. :D
Neyse okuoku ve idefix alışverişlerimden bahsedeyim o zaman.


Yukarıdaki kitaplar artı Kül ve Başka Topraklarda Rüzgar Sert Eser okuoku'dan. Gerçekten çok güzel bir indirim vardı. Kül dışında hepsi indirim kitabı. Başka Topraklarda Rüzgar Sert Eser' de okuoku'dan hediye. Şu an bu kitaplarda indirim bitti ama başka yayınların indirimi devam ediyordu. Bir bakın derim, eminim almak istediğiniz birkaç kitap olacaktır.
Go'nun mıknatıs olayı çok güzel. Kapakları da beğendim. Go'dan Yabancı ve İşgalci bitti. Genel olarak beğendim. En kısa zamanda yorum gireceğim. Yabancı'nın iki kitabını aldım gördüğünüz gibi. Kurucu'nun Kızı aslında sebepsiz almak istemediğim bir kitaptı ama indirimi görünce dayanamadım :D Dokuz Gün, listemde vardı.
Kül Novella Dinemik'ten. Bu da bitti. Hani kitap okuyamıyordun sen demediniz umarım :D Kitap kapağı çok iyi ya! Ama birkaç yazım hatası vardı. Locke Lamora'nın Yalanları bir türlü sıra getiremediğim kitaplardan biriydi :D Resmen indirim görünce çığlık attım. İthaki seviyoruz! :D Darısı Bilge Adamın Korkusu'na! :D


Kralların Yolu ve Buz arkadaşımın doğum günü hediyesi. Bunlar İdefix'den. Cidden kargo getirene kadar neler çektim anlatamam. İsim vermeyeceğim ama buradaki şubesi gerçekten rezalet. 3 gün aralıklı saatlerde aradım ve açmadılar. Ben de sonunda şikayet yazdım siteden. Sonra müşteri hizmetlerinden aradılar ve bugün mutlaka elinize ulaşacak ben şikayetinizi gerekli yerlere bildireceğim dedi. Artık ne kadar doğruysa :D Ama bir daha bu şirketi kullanır mıyım bilmiyorum.
Buz aslında Ateş Serisi'nin 6. kitabıymış. Gerçekten bunu internetten öğrenince haykırdım, böyle bir hatayı nasıl yaparım ulaaannn! Ateş Serisi de ertelediğim bir seriydi. Öne çektim artık napiiiim :D
Kralların Yolu korkunç bir kitap! :D Boyutu büyük zaten, sayfa sayısı 912 ve puntoları ufacık.
O okuduğunuz bir sayfa normal boyutlardaki bir kitabın neredeyse 3 sayfasına denk. :D
Ama konusu çok iyi. İçinde çizimler de var ve böyle kitapları seviyorum. Yeni başladım. Teknik olarak 4 sayfa okumuş olsam da onun aslında kaç sayfaya denk geldiğini hesaplayamayacağım bile :D


Şimdi doğum günüm için herkese açık açık kitap alın diyorum ehehe :D Ama cidden, kitap kadar mutlu edecek bir hediye daha var mı ki?  Eh, başarırsam eğer doğum günü kitaplarım diye yeni bir kitap postuyla dönerim. :D

9 Ocak 2016 Cumartesi

Kitap Yorumu: Yolun Sonundaki Okyanus

Yine ve yeniden Neil Gaiman. Yine ve yeniden harika bir hayal gücü. Gerçekten nasıl oluyor da kuruyor, düşünüyor? 
Biraz çocuksu, biraz yetişkin, biraz gerilim ama nihayetinde güzel bir hikayeydi. Çok uzun bir kitap değil, ben bir günde bitirdim.
Öncellikle baş karakterin adı yok ve bununla ilk kez karşılaştım. :D Kitap boyunca adı hiç geçmedi. Bu birini iyi tanıyıp da aslında kim bilmemek gibi. İlginçti.


Az spoilerli kısma geldik. Karakterimiz sakin, kendi halinde, kitap kurdu 8 yaşlarında bir çocuk. Aslında biz onunla ilk kez bir cenaze çıkışı tanışıyoruz. O artık büyümüş, evlenmiş ve boşanmış, çocukları olan bir adam.
Cenaze sonrasında da kafa dağıtmak için kendi halinde gezerken kendini çocukluğunun geçtiği yerlerde buluyor.
Sonra aklına arkadaşı Lettie geliyor ve onların evine gidiyor. Böylelikle geçmişe, unuttuğu o hatıralara doğru bir yolculuğa çıkmış oluyoruz.  Karakterimizin yaşadığı yer tarla, orman, çiftlik böyle bir yer. 
Çok da seviyor burayı. Sevmeyecek birileri var mı aramızda? :D
Ailesi bazı maddi sıkıntılar çektiği için bir odayı kiralamaya karar veriyorlar. Gelen kiracıyla alakalı bir sıkıntı oluyor ve karakterimiz Lettie ve onun ailesi ile tanışıyor. Bu kitapta en çok sevdiğim şey Lettie ve ailesi oldu. 
Çünkü aslında tam olarak ne oldukları kitapta geçmiyor ama benim çok hoşuma gitti. Öncellikle çiftlikleri var ve sınırları kocaman. O sınır içerisinde ne olursa da Hempstock ailesi sorumlu. Her anlamda.


Şimdi yaşadıkları yerde insanlar garip bir şekilde para buluyor. Cüzdanlarında, çantalarında hatta ağızlarında bile :D Tabi bu iş Hempstock'ların sorumluluğunda. Lettie karakterimizden sadece 1 yaş büyük, görünürde. Neyse bu işi halletmek için giderken yanında bizim oğlanı da götürüyor ve böylelikle olaya Ursula dahil oluyor. 
Ursula kitaba biraz gerilimi katan karakter. Psikopat bir şey zaten. :D Daha fazla anlatmayacağım. 
Sadece, mutlu bir son yok. Hatta yine yarım bırakılmış bir son var. 
Yokyer'de de böyle bitmişti. Yani hikaye oralarda bir yerlerde devam ediyor.
Ayrıca yazarın teşekkür ettiği kısmı okursanız gerçekten samimi bir insan olduğunu göreceksiniz. Adam direk yazmış oraya ya "Kitap bu kadar. Hikaye bitti. Şimdi teşekkür kısmındayız."
Ben çok sevdim. Verilen mesajlar da çok güzeldi ve istenilen yere ulaştı! Herkes mutlaka Neil Gaiman okumalı. :) Keyifli okumalar.
"Romanlar insanlardan daha güvenilirdir." 
"Yaşayan bir şeyi yok edip yerine yenisini koyamazsınız..." 
"Yetişkinler, yolları takip eder. Çocuklar keşfe çıkar." 
"Sana çok önemli bir sır vereceğim: İçlerine baktığında, yetişkinler de yetişkin değildir." 
 4,6

16 Aralık 2015 Çarşamba

Kitap Yorumu: Yokyer

Neil ne yeyip içiyorsa bana da onlardan verin. Belki hayal gücünden bir parça alırım.
Yahu kitap boyunca daha neler olacak dedim. Kitap boyunca Richard ile Aşağı Londra'da gezdim durdum!
Benim için çok eğlenceliydi. Hemen akıp giden bir kitap olmadı. 4 günümü aldı ama son zamanlarda kitap okuma özürlüsü olduğumdan kaynaklıydı o. :D Beni kendime getirdi diyebilirim.


Richard'ın hayatı normal. İşi var, evi var, nişanlısı var. Daha ne olsun? Ama işte böyle monoton hayatlara da biraz aksiyon gerekli sizce de öyle değil mi? Eh, o da alasını buluyor zaten. Hem de yolun kenarında. Hem de nişanlısının babasıyla tanışacakken.
Biraz spoiler vermek durumundayım, yani abartmadan. Yine de rahatsız ederse atlayabilirsiniz.


*Kitapta Londra'yı ikiye bölüyoruz. Aşağı ve Yukarı olarak. Yukarısı bildiğimiz Londra. Asıl problem aşağısı. Burası çatlaktan kayıp düşen insanlarla dolu. Hepsi de şartlar gereği psikopat olmuş falan.
Çatlaktan düşünce de Yukarıyı unutun arkadaşlar. Çünkü artık yukarıdan yok oluyorsunuz. Orada kimse göremiyor ya da duyamıyor sizi. İşte Richard buraya Door yüzünden düşüyor. Door ise ailesini kaybetmiş ve peşinde katillerin olduğu bir kız.


Peşindekiler de Bay Vandemar ve Bay Croup. Kitap boyunca onları Uzun ve Huysuz'a benzettim. :D
Tabi onlardan daha korkutuculardı ve bence biraz da aptal. Diyalogları çok eğlendiriciydi ama. Kitaba neşe kattıklarını kabul etmek zorundayım. Şimdi bu ikili kiralık katil.
Kitap boyunca gizemini koruyan onları kimin kiraladığı ve neden Door'un ailesini öldürttüğü. Door ise şans eseri kurtuluyor. Door ve ailesinin özelliği ise kapı açmak ve her türlü kapıyı oluşturabilmek.
İşte Richard ile yolları Door kapı açıp da Yukarı Londra'ya çıkınca oluyor. Door, Bay V ve Bay C yüzünden yaralanıyor. Tabi Richard de yaralı bir kızı yolun kenarında bırakmaya razı gelemiyor ve nişanlısını yolun ortasında bırakıp kızı evine götürüyor. İşte Richard'ı her şeyinden eden ve onu çatlağa iten olay bu.


Buradan sonra devreye Marquis de Carabas giriyor. Eğer bunun filmi olursa onu kesinlikle Johnny Depp oynamalı. Adamın her diyalogunda, her hareketinde adeta onu gördüm ve ben bu karakteri kesinlikle çok sevdim. Aşağı Londra'da her şey takasla işliyor. Marquis'in sistemi ise iyilik üzerine.
Yani insanlara istediğini veriyor karşılığında bir iyilik sözü alıyor.
Marquis Door'un babasına da bir iyilik borçlu. Hal böyle olunca ona yardım ediyor ve onu Richard'ın yanından alıyor.
Richard tam rahata erdim Jessica'nın gönlünü alayım derken birden Aşağı Londralı olduğunu fark ediyor. Buradan sonrasında onların Aşağı Londra'ki macelarını okuyoruz.
Değinmek istediğim bir karakter de Anaesthesia. Kitap boyunca onun geri dönmesini bekledim. Bir şekilde geri gelebilirdi. Ama sanırım görevini fazlasıyla tamamladı.


Ben çok sevdim. Yazara hayran kaldım. Kitapta birçok unsur vardı. Melek, sıçan, sıçandilli vs. Bu çeşitlilik de hoşuma gitti. .
Gerçekten eğlendim, merak ettim, heyecanlandım, birçok karakterden şüphelendim. Kesinlikle gerçeğin yanına bile yaklaşamadığım bir sonla burun buruna geldim. Güzeldi.
Bir sonraki kitabında beni nasıl bir dünya bekliyor merak ediyorum.
Yoksa sen hala Neil Gaiman okumadın mı? :O :D

12 Aralık 2015 Cumartesi

Kitap Alışverişi #2

Konu kitap almak olunca, hala kendimdeyim!
Eh, malum yaklaşık 2 aydır okuyamıyorum. Toplam 4 kitap okudum sanırım. Dehşete düştüm şu an. :D
Ama düzeliyorum gençler. 2 haftadır 2 kitap bitirdim ehehe. Ankara'da olanlar bilir, kitap alacaksan Kızılay'a gideceksin. ASLA KORSAN ALMAYIN diye kamu spotu da verelim.
Ben Evrensel Kitapevi'nden aldım. İnternet fiyatıyla hemen hemen aynı satıyor. Belki 2-3 lira oynuyor. Tabi bazı kitaplar için geçerli değil bu. Almadan önce kitapta indirim uygulayıp uygulamadıklarını sormanız gerekir.
Memleketim insanı, internete güvenemiyorsanız buradan alabilirsiniz. 
Şimdi neler almışım bakalım.


Neil Gaiman birçok blog sahibinin övdüğü bir yazar. Bir de Fok Bıyığı'nda görünce  dedim ki Minerva dedim sen dedim daha önce neden almadın dedim. Gittim 3 kitabını birden aldım. Aklımda kitap almak yokken üstelik. Kitapçıya girince her şeyi almak isteyen sadece ben değilim değil mi? O zaman devam edelim.
Yokyer'i okudum. Yorumunu daha sonra -üşenmezsem- gireceğim. Yıldız Tozu filmi olan Yıldız Tozu'ymuş. Okuyanlar filmden önce okuyun demişler ancak ben onu evvel zaman önce izlemiştim. 
Filmini izlediğimin kitabını okuyamamak gibi de pis bir huyum var. Ama pek de alakaları yokmuş sanırım. Okumayı deneyeceğim. Mezarlık Kitabı'na daha önce de elim çok gitti ama nedendir bilmem daha önce almamıştım. Şimdiye nasipmiş.
Lola ve Komşu Çocuk kitabını da Kronik Okur'da gördüm ilk. Orada görünce de dayanamadım.
Cildi falan çok güzel bu arada. Son zamanlarda ne çok ciltli kitap çıkmaya başladı, değil mi?
Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları'nı da Kristal Kitap'ta görmüştüm. Alacak kitap bulamazsam oraya gidiyorum 5 10 fikirle geri dönüyorum. :D Başladım ama okuma yetimi geri kazanınca tekrar başlamaya karar verdim. :D Bu arada bu kitabın cildi de çok iyi.
İthaki Yayınları iyi iş çıkarıyor, son zamanlarda aldığım kitapların yarısından fazlası İthaki Yayınları tarafından basılan kitaplar. Daha İthaki'den alacağım çok da kitap var. En sevdiğim yayınevi Pegasus'du ama göster kendini İthaki! :D 
Sonraki ay için Brandon Sanderson kitaplarına yönelmeyi düşünüyorum ama bakalım.