artemis yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
artemis yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2016 Cuma

Kitap Yorumu: Ateş Serisi

Geç fark ettiğim bir seriyle geldim arkadaşlar. Her kitabı için tek tek yazmak uğraştıracağından seri olarak bahsetmek istedim. Öncelikle kitap sıralamasını vereyim, sonra bakalım neymiş bu Ateş Serisi?

1. Karanlık Ateş
2. Kan Ateşi
3. İntikam Ateşi
4. Rüya Ateşi
5. Gölge Ateşi
6. Buz (Yan Seri 1.kitabı)
7. Alev (Yan Seri 2. kitabı)

Ben henüz Buz ve Alev'i okumadım ama elimde var. Seri hemen bitsin istemediğim için kasım ayına Buz'u ve aralık ayına da Alev'i koydum ama gelin bana sorun, okumamak için kendimi zor tutuyorum.


Şimdi konuya geçmeden şuradan başlayayım, bu serinin ilk iki kitabının baskısı yok. Çünkü ilk üç kitap Epsilon Yayınları'nda, sonra yayın hakkını Artemis Yayınları almış. Epsilon tekrar basmıyor ilk iki kitabı. Artemis de yayın hakkı kendinde olmadığı için basamıyor. Üçüncü kitabın baskısı hala var ama o da bitmek üzeredir zannımca.  İlk iki kitabı şansınız varsa bir sahafta bulursunuz -ben bulamadım- yoksa da pdf olarak okursunuz, ben pdf olarak okudum ve devam kitaplarını aldım. Son olarak çevirmen değişikliğinden dolayı 4 ve 5.kitaplarda çeviri biraz rezalet diyebilirim üzülerek. Artemis neden gereken özeni göstermedi bilmiyorum ama Barrons Kitap ve Süs Eşyalarının önce Barrons Kitap ve Baloncukları,sonra da BB&B olması?
E haydi BB&B yine neyse de baubles kelimesi nasıl baloncuk olabilir yahu? Sözlüğünüz mü yok, internetinizi mi kesitler de bakamadınız? Onu da geçtim, ne yapıyor baloncuk mu satıyor bu adam?
Sonra Mukaddesin Seelie, Melunun Unseelie olması falan derken diyorsun güzel kardeşim sen önceki kitapları çevirmeden önce hiç mi okumadın? Umuyorum ki Buz ve Alev'de daha iyi bir performans sergilediler.


Şimdi gelelim konuya. Öncellikle bu seri fantastik bir seri ve çeşitlilik o kadar fazla ve farklı ki! Konu zaten hiçbir konuya benzemiyor. Burada dünyanın yanı sıra insanların bilmediği başka bir krallık var; Fae Krallığı. Fae'ler de Melun ve Mukaddes olmak üzere ikiye ayrılıyorlar. Bu türün her türlüsü insan düşmanı ama Melun'lar yapı itibariyle çirkinken, Mukaddes'ler müthiş güzeller.
Tabi bunlar da kendi içinde ayrılıyorlar ama onu okuyarak öğrenin.
Yıllar önce Fae'ler bir anlaşma ile dünyadan çekiliyor ve kendi ülkeleriyle dünya arasına bir duvar örüyorlar. Ayrıca Mukaddes ve Melun arasında da bir çatışma var ve Melun'lar Fae dünyasında kilit altında. Ta ki duvar çatlayana ve Melunlar dünyaya sızmaya başlayana kadar. Peki nasıl fark edilmiyorlar? Tabi ki kendilerini insan olarak göstermeye yarayan bir illüzyona sahipler.
Bir de ortalıkta dolaşan bir kitabımız var ve bütün karakterler bu kitabın peşinde, Sinsar Dubh. Bu kitap Fae Kralının bütün kötülüğünü aktardığı kitap. İçerisinde binbir türlü büyü var ve hepsi de birbirinden tehlikeli. Ah, tabi kitap öyle herkese kendini okutmuyor. Göreceksiniz.
Konuya ara vererek karakterlerin hikayesine geçelim.


MacKayla Lane. Gökkuşağı kız. Siddha Kahini. Ya da sadece Bayan Lane. Kendisi benim ilk üçümün ikinciliğini Vin ile paylaşan kadın karakterim.
Mac hayatından gayet memnun, ailesine aşık bir güney kızı. Ablası Alina okumak için Dublin'e gitmiş ve birbirleriyle devamlı iletişim halindeler. Mac'in telefonu bozulana kadar.
O birkaç gün boyunca konuşmuyorlar ve Mac ablasının ölüm haberini alıyor, üstelik ölümü öyle basit de değil. Ceset paramparça edilmiş. Polis de kanıt yetersizliğinden konuyu kapatıyor ama Mac'in buna hiç de niyeti yok. Ailesinin bütün itirazlarını kulak ardı ediyor ve düşüyor yollara. Ama orada onu bekleyen çok acayip şeyler var.
Çünkü Dublin, Fae kaynıyor! Peki, insanların ruhu duymazken ortalıkta gezen bu Fae'ler Mac'i neden ilgilendirsin? Eh, Siddha kahini derken bir kopya verdim. Bunun için okumalısınız!
Ah, Barrons. Barrons. Barrons. Benim ilk üçümün ikinciliğini kapan erkek karakterim. Jericho Barrons için ne diyebilirim? Teknik olarak Ateş Serisi'ni bitirdim ama onun ne olduğundan hala emin değilim.
Sizi delirtecek derecede despot, ketum ve yakışıklı. O kadar gizemli ki... Sır dolu. Beşinci kitaba kadar 'BU ADAM NE?' nidaları attım. Bir noktadan sonra bazı tahminlerim vardı ancak ben sadece ucundan tutabildim. Hoş hala kendisini tanımlayacak bir kelimem yok ama, eh daha çok şey biliyoruz en azından.
Bahsettiğim kötü kitabı arayan bir diğer isim de Barrons. Onun amacı beni o kadar çok şaşırttı ki. Ne beklediğimi bilmiyorum ama böyle bir şey beklemediğimden de eminim. Herkesin aksine onun sebebi daha masumdu. Okuyunca göreceksiniz.
V'lan. Galiba hakkında bir sonuca varamadığım tek karakter. Kendisi bir Mukaddes Prens ve kafayı Mac ile bozmuş durumda. V'lan de kitabı arıyor ama onun amacı duvarları yeniden inşa edip kraliçesine hizmete devam etmek. Bir de Mac'e sahip olmak var ama bu geride kalan plan. :D Ama tabi onun da beni 5.kitapta çok şaşırttığını söyleyebilirim.
Rewona bütün bir seri boyunca nefret edeceğiniz karakter. Kitabın peşinde olan diğer karakter. Kendisi Siddha Kahinlerinin başı. Siddha Kahini ne açıklamayacağım, kitapların başında geçen yabancı terimleri anlatan birkaç sayfa var. Oradan okuyup bilmeniz daha iyi olur. Öncellikle Rewona, Mac'ten zerre hoşlanmıyor ve kahinleri de biraz keyfi yönettiği söylenebilir. Onu birçok kere Mac'e ihanet ederken görebilirsiniz.
Dani ise yanlış hatırlamıyorsam 3.kitapla hikayeye giren bir karakter. O henüz 13 yaşlarında ama küçük yaşlarda ailesini kaybetmiş ve ona Rewona yani Siddha kahinleri sahip çıkmış. Tabi Dani de bir Siddha Kahini. Hal böyle olunca Rewona'yı ne kadar yanlış bulsa da sözünden de çıkmıyor, bir süre. Ama biz sonra onu Mac ile can ciğer görüyoruz. İkilinin sahneleri çok eğlenceliydi. Dani başlı başına bir eğlence zaten. 6. kitap -Buz- daha çok Dani ağırlıklı olacakmış. Onu biraz daha büyük görmek isterim açıkçası.
Darroc bir diğer kötü ve kitabın peşinde olan karakterimiz. Bu adamın Alina ile bir bağlantısı var ve bu da onu Mac'in gözünde potansiyel katil yapıyor. Ama aslında Darroc bambaşka bir rolde. Ama okuyun.
Son olarak Ryodan'dan bahsetmek istiyorum. Aslında zaman zaman görünse de tam olarak 4 ve 5. kitapta daha önde. Kendisi Barrons'un bir nevi -galiba- arkadaşı. Ama tabi baş her zaman Barrons. Dublin'de bir bar işletiyor ama bu bar karma. Yani içeride Fae'de var insan da. 6.kitap Dani ve Ryodan üstünde duracakmış. Neler olacak bakalım?


Kabaca böyle diyebilirim arkadaşlar. Umarım az spoilerlı ve anlaşılır bir yazı olmuştur. Serinin kaçıncı kitapta biteceğini bilmiyorum ama seri şu an devam ediyor.
Son olarak yazardan bahsetmek istiyorum. Hayal gücü bir yana yazarı ilk iki kitapta çok yetersizdi. Diline alışmakta biraz zorlandığım oldu. Ama sonra yazar da kendini düzeltti. kaldı ki konu zaten çok iyi.
İşte böyle arkadaşlar. Hepinize öneririm!

Seri Puanı: 4.5

18 Mayıs 2016 Çarşamba

Scarlet (Bir Ay Günlüğü Kitabı #2)

Bu serinin en beğendiğim kitabı hangisi acaba? :D Hepsini de ayrı ayrı o kadar çok sevdim ki öyle bir ayrım yapamıyorum. Resmen bittiği için acı çekiyorum. Boş boş duvarlara bakıyorum, kendime gelince Levana ve Cinder'ın yüz yüze geldiği sahnenin aklımda döndüğünü fark ediyorum falan.


Benim favori karakterim Wolf. Her masal kahramanın bir prensi var evet ama nedense en çok seven Wolf gibi geliyor bana. Belki taraflı baktığımdan. :D Jacin de çok seviyordu gerçi. Aslında hepsi çok seviyor. Aman neyse.
Scarlet bilin bakalım kim? Ama ben Wolf deyince siz zaten anladınız değil mi? Evet o Kırmızı Başlıklı Kız. Hayır Kırmızı Kapüşonlu Kız :D Nasıl bir dil var bu kızda? Nasıl bir hazır cevap? 
Şahsen onun kadar hazır cevap olsam kimseyle münakaşa etmekten çekinmem ki Scarlet de önüne gelene yardırıyor :D 
Öncelikle içeriğinden fazla bahsedemeyeceğim çünkü okursanız daha iyi olacağını düşündüğüm ayrıntılar var. 
Spoiler derecesinde önemli ayrıntılar.
Burada Scarlet büyük annesi ile yaşıyor ve bir çiftlikleri var. Tabi teknoloji tavan, organik şeyler kalmamış falan. O yüzden çiftlikleri da iş yapma açısından sıkıntısız işliyor.
Sonrasında Scarlet'in büyük annesi kayboluyor ortalıktan. Bir hafta geçiyor yok, iki hafta geçiyor yok. Bazen ortalıktan kaybolduğu oluyor ama hiç bu kadar uzunu olmamış kaldı ki kimlik çipi de evinde bulunuyor. Scarlet polise başvuruyor. Polis soruşturma başlatıyor ama daha aradan zaman geçmeden kapandığına dair mail alıyor Scarlet çünkü büyük anne, normalde aksi ve herkesçe biraz kafadan kırık bilindiği için kaçırıldığı ihtimalini yok sayıyorlar. 
Siz misiniz bunu yapan, ben de kendim bulurum diyor Scarlet ama altından neler buluyor neler.
Diğer yandan Cinder Levana'nın başına ördüğü çoraplarla uğraşmakta. Bir de peşine Kaptan Thorne'u takmış. Thorne bir suçlu ve üç devlet tarafından aranıyor. Ama tanısanız çok seversiniz!
Tam bir zevzek ya. Tüm serinin bir nevi neşesiydi. Wolf kadar sevebileceğim bir diğer karakter. Ama Wolf kadar değil. :D
Ya her şeyi o kadar zekice birleştirmiş ki, yazara gerçekten hayran kaldım. Ne diyeyim daha okumanız için? :D


Wolf ve Scarlet nasıl mı karşılaşıyor? Bir kafede Scarlet tartışırken. Scarlet ve Cinder nasıl mı karşılaşıyor? Scarlet birileriyle boğuşurken. Peki Scarlet, Wolf ve Cinder nasıl karşılaşıyor? İşte bunun için okumalısınız. 

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5 

Sürekleyici/Akıcı olma (%45): 5/5

Çeviri ve baskı kalitesi (%5) : 5/5 

Orijinal İsim (%10): 5/5

Güzel Kapak (%5): 5/5

Puan: 5

15 Mayıs 2016 Pazar

Kitap Yorumu: Cinder (Bir Ay Günlüğü Kitabı #1)

Bu seriye neden bu kadar geç başladım? Neden, neden, neden?
Gerçekten okuduğum en iyi serilerden birisi olacağına daha ilk kitaptan eminim, harika ya! (Seri bitti ve artık eminim, en iyi serilerden biri!)


Şikayetçi olacağım hiçbir şey yok ya. Her şey o kadar yerli yerinde, uygun ki... Yazarın dili desen harika. Akıp gidiyor. Oturdum gece 3'e kadar okudum ki ben uzun zamandır bir kitap için uykumdan ödün vermiyordum. Karakterler çok tatlı.
Levana bile sempatik geldi diyebilirim. :D Tüm seriyi bitirdim ve hepsinden teker teker bahsedeceğim bütün bir hafta.
Konu olarak şöyle, bildiğimiz masalları yazarımız almış evirmiş çevirmiş bambaşka bir masal çıkarmış ortaya.
Genel hatlarıyla ne kadar masala sadık gibi dursa da kendi içinde ayrı özgün. Belli başlı konular bile özüne sadık kalsa da başka yerlere bağlanmış durumda. Bu farklılıklar şöyle, öncelikle olaylar gelecekte oluyor. Hava araçları, robotlar, sayborglar falan var.
Cinder ise bildiğimiz Cindirella'nın gelecek versiyonu. O hem çok farklı, hem de aşina olduğumuz bir karakter.
Ay'da yaşam var ve Dünya ile Ay arası pek iyi değil. Çünkü başta Kraliçe Levana var ve hiç de dost canlısı değil. Tek derdi Dünyayı elinin altına alarak kaynaklarıyla Ay'ı yaşatmak.
Ama Aylıları insandan ayıran şöyle bir özellik var, insan beynine sızabiliyorlar. Bu akıl okumak gibi değil, sadece istediklerini yaptırabiliyorlar. Mesela sen çok çirkinsen, algıları bozup kendini mükemmel gösterebiliyorsun. Ya da biri senden nefret ediyor diyelim, o kişiyi kendinize aşık olduğuna inandırabiliyorsunuz.
Dünya kendi içinde birden fazla hükümdarı barındırıyor tabi ki. Ama şimdi ki kadar fazla lider yok. Daha geniş kitleleri yöneten daha az cumhurbaşkanı, kral vs var işte.
Burada ön planda olan da Doğu İmparatoru Kai. Dünya'da özellikle etkin olan bir bölge ve Levana'nın da gözü buranın üstünde.
Peki Kai ve Cinder nasıl karşılaşıyor? Cinder, Pekin bölgesinin en iyi mekanik ustası. İşte bu sayede bir şekilde yolları kesişecek. Peki, Kai ve Levana'nın yolları nasıl kesişiyor? Dediğim gibi Levana'nın gözü hep dünyanında üstünde. Peki bu üçlü nasıl karşılaşıyor? İşte bu sorunun cevabı için okumalısınız!
Karakterlere değinmem gerekirse, Iko çok tatlıydı ya! Öyle bir robotum olsun isterdim elbette.
Cinder, sevdiğim bir karakter oldu. Tüm o bulunduğu şartlar altında olduğu kadar güçlüydü.
Kai çok tatlıydı ya! Özellikle Levana'ya karşı dik duruşu, laf sokuşları. Çok güldürdü beni!
Levana tabi ki ölümüne nefret edin benden der gibi davranışlar içindeydi. Yani okuyan birçok insan ondan nefret edecek ki öyle de davranıyor. Ama ben nefretten ziyade onun için hep bir üzüntü içinde oldum tüm seri boyunca.


Seri ilerledikçe birkaç pürüz görüyorsunuz ama onlar da devede diken kalır. Gönül rahatlığıyla alın ve okuyun. Aman bu seri, devam etmezsem ne olur demeyin. Eminim devam edeceksiniz. Şu an okuoku'da 10 lira kampanyasına dahiller sanırım. İyi okumalar!

Özgün konu ve güzel bir kurgu (%35): 5/5 

Sürekleyici/Akıcı olma (%45): 5/5

Çeviri ve baskı kalitesi (%5) : 5/5 

Orijinal İsim (%10): 5/5

Güzel Kapak (%5): 4/5
O çirkin çiçeğimsi şey olmak zorunda mıydı? :D

Puan: 4.90