7 Eylül 2015 Pazartesi

Canım Köyüm

Nihayet evime dönebildim. Bizi eniştem almaya geldi. Tabi işinden de izin almış planlar yapıyoruz.
İşte dönmeden Çanakkale mi yapsak Abant mı yapsak? Bursa da olabilir aslında.
Baktık böyle plansız olmayacak bizi anca köy paklar dedik. :D
Zaten köyde de düğün vardı bizim aile köydeydi.
Artık köy kavramı hemen hemen hiç kimsede kalmadı. İnsanlar da zaten köyden kente göç halinde.
Ama arkadaşlar, bağ bahçe, dağ bayır, taş toprak. Her şeyin sağlıklısı, neden bırakıp de gelir insanlar diyorsunuz. Eskiden nereden peynir, yoğurt alsak diye düşünürlerdi şimdi yapan birkaç ev kalmış. 
O insanları da anlamak lazım aslında, makine geldi alacak parası olmayan tarlasını, bahçesini bıraktı falan. Bizim köy direnenlerden ama onun da fazla vakti kalmamış sanırım. 

Bunlar anneannemin bahçesinden. Çeşme babaanemin bahçeden. Çok eskiler ve yıkılmışlar zaten. Ben bunların yıkılmamış halini de biliyorum tabi. :D En son dayım bunları düzeltmek için paçaları sıvamıştı ama son hali nedir bilmiyorum. Yine de şu haline bakınca bile benim hoşuma gidiyor. 


Bunlar da anneannemin mahsüllerden. Ayvalar çok tatlı ve büyük büyüktü. Tabi anneannem artık hasta ve tek başına idare edemiyor. Teyzem ilgilenmeye çalışıyor ama teyzemin de kendi bahçesi kocaman. Eskiden daha güzeldi bu bahçe. Kayısı vardı, çilek vardı, erik vardı, armut vardı, dut vardı. Her türlü sebze vardı. Şimdi çilek, dut pek çıkmıyor. Neyse bu halini de seviyorum ben ya. :)


Baştaki çiçekler halamdan. Ev da halamın orada, tanıdıklar. Çeşme herkesin zaten. :) Anneannemi gezdikten sonra halama geçtik yani. Anneannem kadar olmasa da onun da bahçesi bayağı güzel. Hep beraber yedik, içtik sıra geldi eritmeye. Ay gülmekten ölecektim o gün ya. İp mi atlamadık, yakar top mu oynamadık, halat çekme mi oynamadık. Bunu kimlerle mi yaptık? Amcamlar, yengemler, enişteler, annem, halam. Büyük küçük demedik yani. 
Hatta 15 yaşındaki kuzenim 26 yaşındaki abimi halat çekmede yendi falan çok iyiydi ya. Tabi kuzen biraz iri, ondan. :D 


İnsanın büyük bir ailesi olması güzel ve önemli. Asıl önemli olan o büyüklük içinde kendini kaybetmeden tutunabilmekte. Zaman zaman biz de sarsılıyoruz ama hiç yıkılmadık. Allah yıkmasın. :) İşte bu da böyle bir anımdır blogcanlar. :)

16 yorum:

  1. Benim bir köyüm bile yok. Eski yapıları ben de severim hoş bir havaları var. :)

    YanıtlaSil
  2. Fotolar süper... :) Elmayı da canım çekti akşam akşam... :) sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. çok güzel yaa bu yazın. köy ve ailen ne mutluluk yaaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, öyle cidden :))

      Sil
  4. İnsanın bir köyünün olması, çok güzel. Annenin babanın belki anneanne, dedenin doğduğu büyüdüğü yerler... Bizim de var çok şükür, ziyaret ettikçe mutlu oluyoruz.
    Bu arada deep sayesinde tanıdım sizi, çok güzel bloğunuz, sonraki yayınları merakla bekleyeceğim. Takibe aldım, ilginizi çekerse benim bloğuma da beklerim.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle, bayramda yine gideceğiz *-*
      Aaa öyle mi? Hemmen bakayım Deepcana :D Sonra da hemen sizin blogunuzu ziyaret ediyorum :)

      Sil
    2. ordaaaa bi köy var uzaktaaaaa :)

      Sil
    3. O köööy bizim köyümüzdüüür *-*

      Sil
  5. Ben annemin de babamın da köylerini bilmiyorum. Şehirde doğup büyüyünce böyle oluyor. Ve gidebileceğininiz bir yer de kalmamışsa, sırf gezmek için gitmenin de bir manası kalmıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de şehirde doğdum ve büyüdüm ama köy ziyaretlerini doğumumdan bu yana hiç kesmedik. Ama ne yazık ki birçok insan köyünü bırakıp göç ettiğinden birçok ailenin de köye gitse bile kalacak yeri olmuyor. :/

      Sil
  6. Sonradan köyüm oldu ve ben çok sevdim ....umarım herkes köyünün kıymetini birgün anlar takipteyim.Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle buna katılıyorum. 17, 18 yaşlarındayken gitmek istemezdim. Son iki yıldır ne olsa gidiyorum :)

      Sil
  7. Köyüme gittim geldim yillar vardır gitmedim :)

    YanıtlaSil